"Puan tutturmak" deyiminin anlamı nedir?
- Gereken sayıda puan kazanmak.
- "Bu sene puan tutturup da üniversiteye girecek miyim bilmiyorum!"
Puan tutturmak deyimine benzer deyimler
"Abdal dili dökmek" deyimi ve açıklaması
- Bir kimseden, yardakçı diliyle bir şey istemek, yada da bu dille birisine yaranmaya çalışmak.
[
Abdal dili dökmek]
"Adam kıtlığında" deyimi ve açıklaması
- Herhangi bir iş için gereken yetenekli, işe yarar kimselerin bulunmadığı ya da az bulunduğu yerde ve zamanda.
[
Adam kıtlığında]
"Adamlık sende kalsın" deyimi ve açıklaması
- Bu işi asıl olsa sana yaptıracaklar. Bari kendiliğinden yap da onurunu koru.
- O san fenalık yaptı ama sen ona iyilik yap.
[
Adamlık sende kalsın]
"Adı çıkmak dokuza, inmez sekize" deyimi ve açıklaması
- Bir kimsenin adı bir kez iyi ya da bir kez kötü tanındıktan sonra, bu genel kanı kolay kolay değişmez, kişi bir konu ünlendi mi o ün sürüp gider.
[
Adı çıkmak dokuza, inmez sekize]
"Ağıt yakmak" deyimi ve açıklaması
- Sevilen birinin ölümü ya da toplumca uğranılan bir acı dolayısıyla ağıt özelliği taşıyan bir şiir yazmak ya da böyle olaylarla ilgili olarak ağıt söylemek.
[
Ağıt yakmak]
"Akıl bu ya!" deyimi ve açıklaması
- Doğru olmasa da aklı onu bu davranışa itti.
[
Akıl bu ya!]
"Ağzıyla kuş tutsa…" deyimi ve açıklaması
- "Ne kadar çaba gösterse, ne yapsa da" anlamında kullanılır.
- "Ağzıyla kuş da tutsa, artık bu eve adım atamaz."
[
Ağzıyla kuş tutsa…]
"Aklına koymak" deyimi ve açıklaması
- Bir şeyi yapmaya kesin olarak karar vermek.
- "Bu sene takıntısız sınıfımı geçmeyi aklıma koydum."
- Bir fikri başkasına aşılamak.
[
Aklına koymak]
"Allah bilir" deyimi ve açıklaması
- Belli değil, Cenab-ı Hak`tan başka kimse bilmez.
- "Allah bilir bu sırrın iç yüzünü."
- Bana öyle geliyor ki.
- "Allah bilir esrar da alıyordur bu çocuk."
[
Allah bilir]
"Ayranım budur, yarısı sudur" deyimi ve açıklaması
- Size güzel bir şey sunamıyorum; ama elimden ancak bu kadarı geliyor.
- Bu işi yarım yamalak yapıyorum; ama elimden ancak bu kadarı geliyor.
[
Ayranım budur, yarısı sudur]
"Başını boş bırakmak" deyimi ve açıklaması
- Bir kişiyi ya da bir şeyi denetimsiz, kendi haline bırakmak.
- Denetimsiz, yalnız ve serbest bırakmak.
- "Bu çocuğun başını boş bırakma, yoksa başı belâya girecek."
[
Başını boş bırakmak]
"Puan almak" deyimi ve açıklaması
- Spor karşılaşmalarında sayı kazanmak.
- Bir test imtihanında herhangi bir puan elde etmek.
- "Şu sorulardan hiç puan alamayacağımı sanıyordum."
[
Puan almak]