"Post elden gitmek" deyiminin anlamı nedir?
- Öldürülmek.
- Bulunduğu yüksek makamdan ayrılmak zorunda kalmak.
- "Post elden gidince kahretti adam."
Post elden gitmek deyimine benzer deyimler
"Basıp gitmek" deyimi ve açıklaması
- Aklına koyduğu şeyi yapmak amacıyla, o an bulunduğu yerden kimseye danışmadan ayrılmak.
- "Öyle her aklına estiğinde basıp gidemezsin buradan."
[
Basıp gitmek]
"Baş başa kalmak" deyimi ve açıklaması
- Biriyle yalnız kalmak, iki kişi bir arada yalnız kalmak.
- "Misafirler gittikten sonra baş başa kaldılar."
[
Baş başa kalmak]
"Elden gitmek" deyimi ve açıklaması
- Bir şeyi yitirmek, ondan yoksun kalmak.
- "Bütün mal mülk bir hiç uğruna elden gitti."
[
Elden gitmek]
"Eli sıkı" deyimi ve açıklaması
- Kolay para harcamayan, cimri, çok tutumlu.
- "Bu kadar eli sıkı bir adam olmak zorunda değilsin."
[
Eli sıkı]
"Gözü yükseklerde olmak" deyimi ve açıklaması
- Hâlen bulunduğu durumdan daha yüksek bir duruma ya da mevkiye çıkmak istemek, böyle bir amacı gütmek.
- "Bundan böyle küçük şeylerle yetinme, gözün yükseklerde olsun daima."
[
Gözü yükseklerde olmak]
"Günleri sayılı olmak" deyimi ve açıklaması
- İçinde olunan günlerde ölecek olmak.
- Bulunduğu yerde kalmak için birkaç günü kalmak.
- "Doktorlara bakılırsa anneannemin günleri sayılıymış."
[
Günleri sayılı olmak]
"İş başa düşmek" deyimi ve açıklaması
- Beklediği yardım gelmeyince, kendi işini kendisi yapmak zorunda kalmak.
- "İş başa düştü desene!.."
[
İş başa düşmek]
"Kirişi kırmak" deyimi ve açıklaması
- Kaçıp gitmek, bulunduğu yerden gizlice ve çabucak ayrılmak.
- "Kavga başlayınca kirişi kırarım diye düşündü."
[
Kirişi kırmak]
"Ortada kalmak" deyimi ve açıklaması
- Yersiz yurtsuz kalmak, barınacak yer bulamamak.
- İki şey arasında kalmak.
- (Bir şeyi) kimse üzerine almamak.
- "Belediye evlerini yıkınca çoluk çocuk öylece ortada kaldılar."
[
Ortada kalmak]
"Rota değiştirmek" deyimi ve açıklaması
- Takip edilen yoldan ayrılmak.
- Tutumunu, tavrını değiştirmek, izlediği yoldan kopmak.
- "Hava muhalefeti sebebiyle uçak rota değiştirmek zorunda kaldı."
[
Rota değiştirmek]
"Tepeden inme" deyimi ve açıklaması
- Beklenmedik, şaşırtıcı, ansızın gelen.
- Yüksek bir makamdan çıkan buyruk, emir.
- "Tepeden inmeyle bir sürü ehliyetsiz adam geçti işin başına."
[
Tepeden inme]
"Yüksek perdeden konuşmak" deyimi ve açıklaması
- Yüksek sesle konuşmak.
- Meydan okurcasına sert konuşmak.
- Yapılması güç şeyleri yapacakmış gibi abartılı konuşmak.
- "Bu adam yüksek perdeden konuşmaya bayılıyor."
[
Yüksek perdeden konuşmak]