"Omuz omuza" deyiminin anlamı nedir?
- Birbirine destek vererek, dayanışarak.
Omuz omuza deyimine benzer deyimler
"Adım başına" deyimi ve açıklaması
- Birbirine çok yakın yerlerde, pek sık olarak.
[
Adım başına]
"Ağır top" deyimi ve açıklaması
- Birbirine karşı olan iki topluluğun her birindeki en güçlü kişi.
[
Ağır top]
"Ağız ağıza vermek" deyimi ve açıklaması
- İki kişi birbirine pek yakın durarak gizlice konuşmaya dalmak.
[
Ağız ağıza vermek]
"Ağızları uymak" deyimi ve açıklaması
- Doğru olduğunda şüphe edilen bir konuda birkaç kişinin söylediklerini birbirine benzetmek.
[
Ağızları uymak]
"Ağız tamburası çalmak" deyimi ve açıklaması
- Sözle oyalamaya avutmaya çalışmak.
- Soğuktam çenesi titreyerek dişlerini birbirine vurmak.
[
Ağız tamburası çalmak]
"Ağzının payını vermek" deyimi ve açıklaması
- Sert söz ve davranışlarla karşılık vererek bir kimseyi yaptığına pişman etmek.
- "Demek öyle, ben de senin ağzının payını vermezsem bana da Hasan demesinler!"
[
Ağzının payını vermek]
"Ali'nin külâhını Veli`ye, Veli`nin külâhını Ali`ye giydirmek" deyimi ve açıklaması
- Kendi sermayesi olmadığı hâlde, birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek.
[
Ali'nin külâhını Veli`ye, Veli`nin külâhını Ali`ye giydirmek]
"Altını üstüne getirmek" deyimi ve açıklaması
- Bir şeyi bulmak için aramadık yer bırakmamak.
- "Evin altını üstüne getirdik ama tabancayı bulamadık."
- Söz ve davranışlarıyla çevreyi birbirine düşürmek, karmakarışık etmek.
- "Adam iki çift laf etti. Topluluğun altını üstüne getirdi."
[
Altını üstüne getirmek]
"Ara açmak" deyimi ve açıklaması
- Anlaşmazlığa neden olmak, dostluğu bozmak, insanları birbirine düşürmek.
[
Ara açmak]
"Ayağı dolaşmak" deyimi ve açıklaması
- Yürürken herhangi bir sebepten ötürü ayakları birbirine takılmak, sendelemek.
- "Korkusundan zavallının ayakları birbirine dolaştı."
[
Ayağı dolaşmak]
"Birbirine girmek" deyimi ve açıklaması
- Aralarında çıkan anlaşmazlık kavgaya dönüşmek, çarpışmak, saldırmak.
- Bir kaza sonucu araçların birbirine çarpması.
- "Su yüzünden sokak sakinleri birbirine girdi."
[
Birbirine girmek]
"Ortalığı birbirine katmak" deyimi ve açıklaması
- Kargaşa çıkarmak, herkesi birbirine düşürmek.
- "Şimdi gelip ortalığı birbirine katacak diye korkuyorum."
[
Ortalığı birbirine katmak]