"Meteliğe kurşun atmak" deyiminin anlamı nedir?
- Parasız pulsuz kalmak, hiç parası olmamak.
- "Dün meteliğe kurşun atıyordu, ya bugün…"
Meteliğe kurşun atmak deyimine benzer deyimler
"Adı bile okumamak" deyimi ve açıklaması
- Adı hiç söz konusu olmamak, hiç önem verilmemek.
[
Adı bile okumamak]
"Ağıt yakmak" deyimi ve açıklaması
- Sevilen birinin ölümü ya da toplumca uğranılan bir acı dolayısıyla ağıt özelliği taşıyan bir şiir yazmak ya da böyle olaylarla ilgili olarak ağıt söylemek.
[
Ağıt yakmak]
"Ağzını bıçak açmamak" deyimi ve açıklaması
- Üzüntüsünden söz söyleyecek durumda olmamak.
- Kırgınlıktan, üzüntüden ya da herhangi bir sebepten ötürü söz söyleyecek durumda olmamak.
- "Boşuna uğraşma, evin yanışına öyle üzülmüş ki ağzını bıçak açmıyor."
[
Ağzını bıçak açmamak]
"Aklı başında olmamak" deyimi ve açıklaması
- İyi düşünebilir durumda olmamak.
- Bayılmak, kendisinden geçmek.
- "Artık aklı başında olmamak onun işine geliyor sanki, böylece sorumluluktan kurtulacak, rahat edecek."
[
Aklı başında olmamak]
"Aklının köşesinden geçmemek" deyimi ve açıklaması
- Bir konuyu hiç, ama hiç düşünmemiş olmak.
[
Aklının köşesinden geçmemek]
"Allaha bir can borcu olmak" deyimi ve açıklaması
- Allaha vereceği candan başka hiç kimseye borcu olmamak.
[
Allaha bir can borcu olmak]
"Ama aman (bir şey) olmamak" deyimi ve açıklaması
- Beğenilecek bir şey olmamak, öyle pek güzel olmamak.
[
Ama aman (bir şey) olmamak]
"Amasya'nın bardağı, biri olmazsa biri daha" deyimi ve açıklaması
- Kullanabileceğimiz kişi, ya da şey, yalnız o değil ya!
[
Amasya'nın bardağı, biri olmazsa biri daha]
"Arafat'ta soyulmuş hacıya dönmek" deyimi ve açıklaması
- Her şeyini kaybedip çırılçıplak ya da çaresiz kalmak.
[
Arafat'ta soyulmuş hacıya dönmek]
"Armut piş, ağzıma düş" deyimi ve açıklaması
- Ben hiç emek harcamayayım. Her şey hazır olup ayağıma gelsin.
- Bir işin hiç emek harcamadan olmasını, kendiliğinden hazır olup ayağına gelmesini bekleyenlerin durumunu anlatmak için kullanılır.
[
Armut piş, ağzıma düş]
"Burnundan kıl aldırmamak" deyimi ve açıklaması
- Oldukça huysuz olmak, kendisine hiç söz söyletmemek, kendisinin eleştirilmesine fırsat tanımamak, en küçük yergiye tahammül göstermemek.
- "Amma da burnundan kıl aldırmaz bir adammışsın; söylesene, nasıl konuşacağız seninle?"
- Davranışlarına karşı hiç söz söyletmemek, en küçük bir eleştiriye ya da itiraza sinirlenip köpürecek kadar huysuz olmak.
[
Burnundan kıl aldırmamak]
"Yabancılık çekmek" deyimi ve açıklaması
- Bir iş ya da çevrede yabancı olmaktan dolayı ortaya çıkan zorlukların etkisinde kalmak.
- "Ona hiç yabancılık çektirmedi."
[
Yabancılık çekmek]