"Ahı gitmiş vahı kalmış" deyiminin anlamı nedir?
- Ah ahısı gitmiş, of ofusu kalmış.
Ahı gitmiş vahı kalmış deyimine benzer deyimler
"Açığa çıkarılmak" deyimi ve açıklaması
- Görevden almak. Gizli kalmış bir noksanlığı bulup ortaya koymak.
[
Açığa çıkarılmak]
"Ayaklı kütüphane" deyimi ve açıklaması
- Çok şey okumuş, her sorulana cevap veren, çok şey bilen, okudukları aklında kalmış kimse.
- "Adam ayaklı kütüphaneydi sanki!"
[
Ayaklı kütüphane]
"Bir atımlık barutu olmak (veya kalmak)" deyimi ve açıklaması
- Bir konuda yapacağı çok az şeyi olmak.
- Dayanacak pek az gücü kalmak.
- "Bir atımlık barutu kalmış, hâlâ ben yaparım o işi diyor."
[
Bir atımlık barutu olmak (veya kalmak)]
"Bir ayağı çukurda olmak" deyimi ve açıklaması
- Çok yaşlanmış olmak, yaşayacak çok az zamanı kalmış olmak.
- "Dedemin bir ayağı çukurda, onu üzmeyin artık."
[
Bir ayağı çukurda olmak]
"Bir sözünü iki etmemek" deyimi ve açıklaması
- Birinin her istediğini hemen yerine getirmek.
- "Ah benim tatlı çocuğum, bir sözümü iki etmez, hemen yapıverir."
[
Bir sözünü iki etmemek]
"Bit yeniği" deyimi ve açıklaması
- Kuşkulu bir nokta, işin gizli kalmış, kötü ve aksak yönü.
- "Bir bit yeniği var gibime geliyor bu işte, haydi hayırlısı."
[
Bit yeniği]
"Cana can katmak" deyimi ve açıklaması
- İnsanda yaşama sevincini artırmak; insana neşe, heves ve iç gücü vermek.
- "Ah o cana can katan yaylaya bir daha çıkabilsem."
[
Cana can katmak]
"Dışı eli (seni) yakar, içi beni" deyimi ve açıklaması
- "Dıştan görünüşü, herkesi imrendirecek kadar güzel ama içyüzü elverişsiz, kötü, sahibini üzücü" anlamında kullanılır.
- "Ah bir bilseler işin iç yüzünü, dışı eli yakar, içi beni."
[
Dışı eli (seni) yakar, içi beni]
"Elde kalmak" deyimi ve açıklaması
- Bir malın satılmayıp geride kalan kısmı.
- Harcanandan arta kalmış olmak.
- "Şu kasadaki üzümler elde kaldı."
[
Elde kalmak]
"Eski hamam eski tas" deyimi ve açıklaması
- Hiçbir şey değişmemiş, eski durumda kalmış.
- "Köy aynı, insanlar aynı, eski hamam eski tas."
[
Eski hamam eski tas]
"Habbeyi kubbe yapmak" deyimi ve açıklaması
- Önemsiz, küçük bir şeyi büyütüp mesele çıkarmak.
- "Söyle ona, habbeyi kubbe yapıp durmasın, ne olmuş çocuk biraz geç kalmış da!"
[
Habbeyi kubbe yapmak]
"İnsanlıktan çıkmak" deyimi ve açıklaması
- Çok zayıflamış, bir deri bir kemik kalmış olmak.
- İnsanî niteliklerini yitirmek, insana yakışmayacak davranışlarda bulunmak.
[
İnsanlıktan çıkmak]