"Kuvvetten düşmek (kesilmek)" deyiminin anlamı nedir?
Kuvvetten düşmek (kesilmek) deyimine benzer deyimler
"Ağzından çıkanı kulağı işitmemek" deyimi ve açıklaması
- Sözlerini tartmadan, düşünmeden, öfke içinde, nere varacağını hesaplamadan konuşmak.
- "İyice çıldırmış olmalısın. Çünkü ağzından çıkanı kulağın duymuyor."
[
Ağzından çıkanı kulağı işitmemek]
"Alıcı gözüyle bakmak deyimi anlamı" deyimi ve açıklaması
- Çok dikkatlı bakmak, alacakmış gibi iyice gözden geçirmek.
[
Alıcı gözüyle bakmak deyimi anlamı]
"Altta kalanın canı çıksın" deyimi ve açıklaması
- "Herkes başının çaresine baksın, güçsüzleri düşünme, gücü yetmeyene ne olursa olsun" anlamında kullanılır.
[
Altta kalanın canı çıksın]
"Amanı kesilmek" deyimi ve açıklaması
- Aman diyecek gücü kalmamak.
- Yardım dileyecek kimse bulamamak..
[
Amanı kesilmek]
"Arası soğumak" deyimi ve açıklaması
- Aradan zaman geçerek işin önemi azalmak.
[
Arası soğumak]
"Ateşi düşmek" deyimi ve açıklaması
- Hastanın artmış olan vücut ısısı azalmak.
[
Ateşi düşmek]
"Atta duran var, durmayan var" deyimi ve açıklaması
- Herkesin gücü, becerisi bu işi başarmaya elverişli değil: Yapabilecekler de var, yapamayacaklar da. Eriştiği yüksek aşamada tutunabilmek kolay değil.
[
Atta duran var, durmayan var]
"Başa çıkmak" deyimi ve açıklaması
- Gücünün üstünlüğünü kanıtlamak, bir şeye gücü yetmek.
- "Onunla başa çıkabilirim, merak etme sen."
[
Başa çıkmak]
"Baş edememek" deyimi ve açıklaması
- Gücü yetmemek, başarı kazanamamak, bir işi başarmakta zorluk çekmek.
- "Şu uysal insanlarla baş edemezsen kiminle edeceksin!"
[
Baş edememek]
"Bir atımlık barutu olmak (veya kalmak)" deyimi ve açıklaması
- Bir konuda yapacağı çok az şeyi olmak.
- Dayanacak pek az gücü kalmak.
- "Bir atımlık barutu kalmış, hâlâ ben yaparım o işi diyor."
[
Bir atımlık barutu olmak (veya kalmak)]
"Kök salmak" deyimi ve açıklaması
- Bir yere iyice, ayrılmamacasına yerleşmek.
- İyice tutunmak, köklenmek, sağlamlaşmak, yayılmak.
- "Onun sevgisi, içine iyice kök salmıştı."
[
Kök salmak]
"Yer etmek" deyimi ve açıklaması
- İz bırakmak.
- İyice yerleşmek.
- "Bu sözler kulağına iyice yer eder umarım."
[
Yer etmek]