"Kanıyla ödemek" deyiminin anlamı nedir?
- Yaptığı işin cezasını hayatıyla ödemek.
- "Yaptığını kanıyla ödettiler zavallıya."
Kanıyla ödemek deyimine benzer deyimler
"Acısını çekmek" deyimi ve açıklaması
- Yapılan yanlış işin doğurduğu sıkıntı ve üzüntü içinde bulunmak.
[
Acısını çekmek]
"Açıktan vermek" deyimi ve açıklaması
- Bir emek ya da mal karşılığı olmaksızın birine para ödemek.
[
Açıktan vermek]
"Adamını bulmak" deyimi ve açıklaması
- İşin uzmanını, ustasını bulmak.
[
Adamını bulmak]
"Adet yerini bulsun diye" deyimi ve açıklaması
- Gerekli olduğuna inanıldığı için değil, herkes öyle yaptığı için, ya da yapıldı densin diye.
[
Adet yerini bulsun diye]
"Altında kalmamak" deyimi ve açıklaması
- Bir şeyi karşılıksız bırakmamak.
- "Onun bana yaptığı iyiliğin altında kalır mıyım?"
- Bir şeyin üstesinden gelmek.
- "Bana verdiği işin altında kalmayacağım."
[
Altında kalmamak]
"Astarı yüzünden pahalı olmak" deyimi ve açıklaması
- Bir işin ayrıntısına harcanan para aslı için ödenen parayı aşmak.
- Bir işin ayrıntısına ödenen paranın aslına ödenen paradan fazla olması, gerçek değerinden fazlaya mal olması.
[
Astarı yüzünden pahalı olmak]
"Ayıkla pirincin taşını" deyimi ve açıklaması
- Bir işin oldukça karışık, dolaşık, içinden çıkılması güç olduğunu anlatmak için kullanılır.
- "Durup dururken adama olmadık sözler söylemiş, şimdi ayıkla pirincin taşını!"
- Çok karışmış olan bu işin içinden çıkabilirsen çık.
[
Ayıkla pirincin taşını]
"Belini kırmak" deyimi ve açıklaması
- Birini bir şey yapamaz duruma getirmek.
- Bir işin en güç tarafını yapmak.
- "Tarlanın ortasından şu tümseği de kaldırdık mı işin belini kırmış sayılırız, artık gerisi kolay olacaktır."
[
Belini kırmak]
"Cezasını çekmek" deyimi ve açıklaması
- Yaptığı yanlış işin zararına uğramak.
[
Cezasını çekmek]
"Ettiğini bulmak" deyimi ve açıklaması
- Yaptığı bir kötülüğün cezasını görmek.
[
Ettiğini bulmak]
"Felce uğramak" deyimi ve açıklaması
- Bir işin tamamen bozulması, durup ilerleyemez olması.
- Hastalık sebebiyle organlarının bir kısmı çalışamaz duruma gelmek, kötürüm olmak.
- "Yaptığımız işin felce uğramasından korkuyorum."
[
Felce uğramak]
"Tadını almak" deyimi ve açıklaması
- Bir şeyin lezzetini almak.
- Yaptığı işten zevk duymaya başlamak.
- "O işin tadını aldı bir kez, daha peşini bırakmaz."
[
Tadını almak]