"Kafese girmek" deyiminin anlamı nedir?
- Hapse girmek.
- Aldatılmak, hile yoluyla kendisinden çıkar sağlanmak, oyuna gelmek.
- "Zavallı kafese girmekten kurtulduğunu sanmıştı."
Kafese girmek deyimine benzer deyimler
"Adam olmak" deyimi ve açıklaması
- Bir kişi yetişip topluma yararlı duruma gelmek.
- İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.
[
Adam olmak]
"Adam oluncaya kadar dokuz fırın ekmek ister" deyimi ve açıklaması
- Yetişip topluma yararlı duruma gelmek.
- İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.
- Yetişip topluma yararlı bir kişi olması için uzun zaman gerek.
[
Adam oluncaya kadar dokuz fırın ekmek ister]
"Arpalık yapmak" deyimi ve açıklaması
- Bir yeri sürekli çıkar kaynağı olarak sömürmek.
- Bir yeri sürekli çıkar kaynağı olarak kullanmak, sömürmek.
- "Batılılar ülkemizi arpalık yaptılar âdeta."
[
Arpalık yapmak]
"Başı altından çıkmak" deyimi ve açıklaması
- Kötü bir şey, kötü bir durum, birinin gizli düzeni ve tertibiyle meydana gelmek.
- "Böyle şeyler bilirim ki senin başının altından çıkar, şimdi bana doğruyu söyle, kim kırdı vazoyu."
[
Başı altından çıkmak]
"Bostan korkuluğu" deyimi ve açıklaması
- Kuşları ve diğer yabani hayvanları ürkütmek için tarlalara dikilen kukla, insan benzeri nesne.
- Kendisinden beklenileni yapmayan, ya da kendisinden çekinilmeyen, göstermelik kimse.
- "Müdür tam bir bostan korkuluğu, memurlar ne iş yapıyor ne güç."
[
Bostan korkuluğu]
"Boyunduruk altına girmek" deyimi ve açıklaması
- Başkasının egemenliği altına girmek, tutsak olmak, emir ve baskı altında yaşamak.
- "Türk milleti için boyunduruk altına girmek, ölüm demektir."
[
Boyunduruk altına girmek]
"Burnu düşmek" deyimi ve açıklaması
- Burnuna koklanamayacak kadar pis bir koku gelmek, böyle bir kokudan burnu görev yapamaz olmak.
- Burnuna koklanamayacak kadar pis bir koku gelmek, böyle bir kokudan burnu görev yapamaz olmak.
[
Burnu düşmek]
"Burun buruna gelmek" deyimi ve açıklaması
- Ansızın karşılaşmak, karşı karşıya gelmek.
- Birbirine çok yaklaşmak, birine çok sokulmak.
- "Kapıdan çıkar çıkmaz öğretmenimle burun buruna geldim."
[
Burun buruna gelmek]
"Eceli gelmek" deyimi ve açıklaması
- Ölmek, sonu gelmek, yok oluş vakti gelmek.
- "Herkesin eceli gelecek ve bu dünyadan göçecek."
[
Eceli gelmek]
"Kalıptan kalıba girmek" deyimi ve açıklaması
- Sık sık iş değiştirmek.
- Çıkar sağlamak için değişik kılıklara girmek.
[
Kalıptan kalıba girmek]
"Kıvamına gelmek (bulmak)" deyimi ve açıklaması
- En uygun zamanında olmak, gerekli ve istenilen şartlar yerine gelmek, istenilen duruma gelmek.
[
Kıvamına gelmek (bulmak)]
"Külâhını ters giydirmek" deyimi ve açıklaması
- Çok kurnaz olmak; oyuna getirmek, kendisine iyi davranmayanları bir hile ile yaptıklarına pişman etmek.
[
Külâhını ters giydirmek]