"İnsan hâli" deyiminin anlamı nedir?
- Olabilir, doğaldır, hoş karşılamak gerekir.
İnsan hâli deyimine benzer deyimler
"Abacı, kebeci; (ya) sen neci?" deyimi ve açıklaması
- İlgililerin bu iş üzerinden konuşmaları, uğraşmaları doğaldır. Sen neci oluyorsun?
[
Abacı, kebeci; (ya) sen neci?]
"Ağzını öpeyim (seveyim)" deyimi ve açıklaması
- Sevindirici bir söz söyleyene
- "ne güzel, hoş söyledin" anlamında kullanılır.
[
Ağzını öpeyim (seveyim)]
"Alan razı, satan razı" deyimi ve açıklaması
- Biri istiyor; öteki
- ""olur" diyor; uyuşmuşlar. Artık bu işe başkalarının karışmaması gerekir.
[
Alan razı, satan razı]
"Anladık yel değirmeni, (ama) suyu nereden geliyor?" deyimi ve açıklaması
- Düşündüğüm emeksiz kazanç iyi, hoş. Ama bunu gerçekleştirecek güç nerede?
[
Anladık yel değirmeni, (ama) suyu nereden geliyor?]
"Arkası (sırtı) pek" deyimi ve açıklaması
- Soğuktan muhafaza edecek biçimde giyinmiş, iyi giyinmiş olan.
- Güçlü bir kimseye ya da yere güvenen.
- "Ona göre hava hoş, çünkü karnı tok, sırtı pek nasıl olsa!"
[
Arkası (sırtı) pek]
"Aza çoğa bakmamak" deyimi ve açıklaması
- Bir şeyin miktarı üzerinde durmamak, ele geçen kadarını hoş görmek.
- Azdan bir parça çok, biraz.
[
Aza çoğa bakmamak]
"Betine gitmek" deyimi ve açıklaması
- Kötü karşılamak, utanç verici bulmak, ayıp saymak.
- Ayıp saymak, kötü karşılamak, kendisine yedirememek.
- "Senin yaptığın iş adamın çok betine gitti."
[
Betine gitmek]
"Bir hoşluğu olmak" deyimi ve açıklaması
- Rahatsız, neşesiz olmak.
- "O şiddetli kazayı görünce bir hoş oldum."
[
Bir hoşluğu olmak]
"Bozuntuya vermemek" deyimi ve açıklaması
- Hataya düştüğünü anladığında veya hoşlanmadığı bir durumla karşılaştığında farketmemiş gibi davranmak, oralı olmamak.
- "Hiç bozuntuya vermeden misafirlere hoş geldin demeye devam etti.
[
Bozuntuya vermemek]
"Burnundan (fitil fitil) gelmek" deyimi ve açıklaması
- Hoş bir durum, elde ettiği güzel bir şey, sonra gelen üzüntüler üzerine kendisine zehir olmak.
- "Yediğimiz yemeği burnumuzdan getirmek mi istiyorsun? Sus artık!"
- Elde ettiği güzel şey, arkasından gelen üzüntüler dolayısıyla kendisine zehir olmak.
[
Burnundan (fitil fitil) gelmek]
"Çangıl çungul" deyimi ve açıklaması
- Kulağa hoş gelmeyen sesler çıkaran, çıkararak.
[
Çangıl çungul]
"Göz yummak" deyimi ve açıklaması
- Kabahatlerini, kusurlarını hoş karşılamak, görmezlikten gelmek, bağışlamak.
- "Sana bu yaşa gelinceye kadar göz yumdum, ama artık yeter."
[
Göz yummak]