"İçi parçalanmak (paralanmak)" deyiminin anlamı nedir?
- Birine acıyarak çok üzülmek.
- "Onun bu hâlini gördükçe içim parçalanıyor."
İçi parçalanmak (paralanmak) deyimine benzer deyimler
"Aklı başından gitmek" deyimi ve açıklaması
- Bayılmak.
- Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
- Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
- Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi düşünememek.
- "Annemi öyle evin ortasında baygın görünce aklım başımdan gitti."
[
Aklı başından gitmek]
"Ayranım budur, yarısı sudur" deyimi ve açıklaması
- Size güzel bir şey sunamıyorum; ama elimden ancak bu kadarı geliyor.
- Bu işi yarım yamalak yapıyorum; ama elimden ancak bu kadarı geliyor.
[
Ayranım budur, yarısı sudur]
"Beş aşağı beş yukarı" deyimi ve açıklaması
- Çok az fark olarak, kararlaştırılmak istenen sayıdan, ölçüden bir miktar az veya çok olarak.
- "Beş aşağı beş yukarı bir kg. çeker bu tavuk."
[
Beş aşağı beş yukarı]
"Burnu Kaf dağında (olmak)" deyimi ve açıklaması
- Çok fazla kibirli, herkese yukarıdan bakar (olmak).
- "İyi ki bir araba aldı, burnu Kaf dağında bir adam olup çıktı."
- Çok kibirli, herkese çok yukarıdan bakar (olmak).
- "Burnu büyümek.
- ",
- "Burnu havada."
[
Burnu Kaf dağında (olmak)]
"Burnunda (gözünde) tütmek (Biri, bir şey)" deyimi ve açıklaması
- Çok özler, çok arar, çok ister olmak.
[
Burnunda (gözünde) tütmek (Biri, bir şey)]
"Burnunun direği sızlamak" deyimi ve açıklaması
- Çok acı duymak (maddî).
- Çok üzülmek.
- "Soğuktan burnumun direği sızladı."
[
Burnunun direği sızlamak]
"Burun buruna gelmek" deyimi ve açıklaması
- Ansızın karşılaşmak, karşı karşıya gelmek.
- Birbirine çok yaklaşmak, birine çok sokulmak.
- "Kapıdan çıkar çıkmaz öğretmenimle burun buruna geldim."
[
Burun buruna gelmek]
"İçi cız etmek" deyimi ve açıklaması
- Ansızın içi sızlamak, çok üzülmek.
- "O zavallı ihtiyarı birden bire karşımda görünce içim cız etti."
[
İçi cız etmek]
"İçi titremek" deyimi ve açıklaması
- Çok üşümek.
- Çok istek duymak.
- Bir zarar gelecek korkusu içinde bulunmak.
- "Hava iyice soğudu, içim titremeye başladı, haydi içeri girelim."
[
İçi titremek]
"İçi yanmak" deyimi ve açıklaması
- Çok susamak.
- Büyük bir acı sebebiyle çok fazla üzülmek.
- "Sanki yalnız onun içi yanıyordu."
[
İçi yanmak]
"Yüreği ezilmek" deyimi ve açıklaması
- Üzülmek, çok acı duymak.
- Çok acıkmış olmak.
- "İçim eziliyor, bir şeyler yemeliyim."
[
Yüreği ezilmek]
"Yüreği (içi) parçalanmak" deyimi ve açıklaması
- Çok acımak, karşılaştığı bir durum sebebiyle çok üzüntü duymak.
- "Zavallının o hâlini görünce içim parçalandı."
[
Yüreği (içi) parçalanmak]