"Gözleri bulutlanmak" deyiminin anlamı nedir?
- Gözleri yaşararak çevreyi bulanık görmek.
Gözleri bulutlanmak deyimine benzer deyimler
"Ağzı yanmak (Bir şeyden)" deyimi ve açıklaması
- Bir şeyde büyük zarar görmek.
[
Ağzı yanmak (Bir şeyden)]
"Almaz almaz bakmak" deyimi ve açıklaması
- Gözleri olumsuz düşüncelerle dolu olarak bakmak.
[
Almaz almaz bakmak]
"Altını üstüne getirmek" deyimi ve açıklaması
- Bir şeyi bulmak için aramadık yer bırakmamak.
- "Evin altını üstüne getirdik ama tabancayı bulamadık."
- Söz ve davranışlarıyla çevreyi birbirine düşürmek, karmakarışık etmek.
- "Adam iki çift laf etti. Topluluğun altını üstüne getirdi."
[
Altını üstüne getirmek]
"Ateşine (nârına) yanmak" deyimi ve açıklaması
- Birinin yüzünden büyük haksızlığa uğramak, zarar görmek.
- "Eğer bu malı satamazsam senin ateşine yanmış olacağım."
[
Ateşine (nârına) yanmak]
"Aza çoğa bakmamak" deyimi ve açıklaması
- Bir şeyin miktarı üzerinde durmamak, ele geçen kadarını hoş görmek.
- Azdan bir parça çok, biraz.
[
Aza çoğa bakmamak]
"Baş aşağı gitmek" deyimi ve açıklaması
- Sürekli kötüleşmek, zarar görmek.
- "Baş aşağı giden işlerinin önünü alamadı bir türlü."
[
Baş aşağı gitmek]
"Başı dönmek" deyimi ve açıklaması
- Bir şey karşısında şaşırmak.
- Sıkıntı meydana getiren bir durum karşısında bunalmak.
- Dengesini yitirmek, gözleri kararmak; çevresi kararıyor, dönüyor, kayıyor duygusu içinde sarsılmak.
- "Çabuk durdur arabayı, başım dönmeye başladı."
[
Başı dönmek]
"Belâsını bulmak" deyimi ve açıklaması
- Kendi yol açtığı tehlikeli bir durumun içine düşmek, hak ettiği cezayı görmek.
- "Adam nihayet belâsını buldu."
[
Belâsını bulmak]
"Bir tutmak" deyimi ve açıklaması
- Eşit görmek, eşit saymak, farklı muamelede bulunmamak.
- "Öğretmen, sınıftaki öğrencilerin hepsini bir tutmalıdır."
[
Bir tutmak]
"Bulanık suda balık avlamak" deyimi ve açıklaması
- Karışık durumlardan yararlanarak kendi çıkarını sağlamak.
- "Bulanık suda balık avlamayı kural hâline getirmiş."
[
Bulanık suda balık avlamak]
"Canı yanmak" deyimi ve açıklaması
- Fizikî bir acı duymak.
- Bir işte zarar görmek, manevî bir üzüntü duymak.
- "Canını yakmadan ver o elindekini bana!"
[
Canı yanmak]
"Ceviz kabuğundan çıkmış kabuğunu beğenmemiş" deyimi ve açıklaması
- Soyunu ya da yetiştiği yeri, çevreyi hor görenler için kınayarak ifade edilir.
[
Ceviz kabuğundan çıkmış kabuğunu beğenmemiş]