"Göze çarpmak" deyiminin anlamı nedir?
- Görünüşü ile dikkati üzerine çekmek.
- "O uzun boyuyla hemen göze çarpıyordu."
Göze çarpmak deyimine benzer deyimler
"Ağzını açıp gözünü yummak" deyimi ve açıklaması
- Öfke ile ağzına gelen bütün ağır sözleri söylemek.
- Kızgınlık ile sonunu düşünmeden ağzına gelen kötü sözleri söylemek, karşısındakine hakaret etmek.
- "Eve geç gelen kızına ağzını açıp gözünü yumdu."
[
Ağzını açıp gözünü yummak]
"Aklını (bir şeyle) bozmak" deyimi ve açıklaması
- Sapıtmak, delirmek.
- Yalnızca ilgilendiği, üzerine düştüğü şeyle uğraşıp durmak, başka hiçbir mesele düşünmemek.
- "Bizim çocuk sinema ile aklını bozdu."
[
Aklını (bir şeyle) bozmak]
"Al benden de o kadar" deyimi ve açıklaması
- Ben de o durumdayım; o düşüncedeyim.
[
Al benden de o kadar]
"Alnının damarı çatlamak" deyimi ve açıklaması
- Başarmak için çok sıkıntı çekmek, çok çaba sarf edip emek vermek.
- "O yolu açıncaya kadar benim alnımın damarı çatladı, sen ne halt etmeye bozuyorsun?"
[
Alnının damarı çatlamak]
"Altını çizmek" deyimi ve açıklaması
- Bir şeyin (daha çok sözün) önemini belirtmek, üzerine dikkati çekmek, vurgulamak.
- "Altını çize çize söylüyorum. Eninde sonunda sen de geleceksin."
[
Altını çizmek]
"Aşağı yukarı" deyimi ve açıklaması
- Yaklaşık olarak, hemen hemen, tam değil de tama yakın.
- "Aşağı yukarı on kilo gelir bu yük."
- Yaklaşık olarak, hemen hemen, tama yakın.
[
Aşağı yukarı]
"Ayağı ile gelmek" deyimi ve açıklaması
- Kendi isteği ile gelmek.
- Çok fazla emek sarf edilmeden elde edilmek.
- "Adam ayağı ile geldi dayak yemeye."
[
Ayağı ile gelmek]
"Kafası yerinde olmamak" deyimi ve açıklaması
- O anda kafası çok yorgun olmak.
- Başka şeyler düşündüğünden, o anda konuşulana hemen intibak edememek.
- "Kusura bakmayın, ne söylediğinizi anlayamadım, kafam yerinde değildi de."
[
Kafası yerinde olmamak]
"Parmak basmak" deyimi ve açıklaması
- Bir nokta üzerine dikkati ya da ilgiyi çekmek.
- İmza yerine parmağını mürekkebe batırarak bir yere bastırmak.
[
Parmak basmak]
"Taban tepmek (patlatmak)" deyimi ve açıklaması
- Yayan olarak çok uzun yol yürümek, çok sık gidip gelmek.
- "Kasaba ile köy arasında o iş için az taban tepmedim."
[
Taban tepmek (patlatmak)]
"Uzun boylu" deyimi ve açıklaması
- Boyu uzun olan.
- Uzun süre.
- Derinlemesine, ayrıntılarıyla.
- "Meselenin üzerinde öyle uzun boylu durmadık."
[
Uzun boylu]
"Üstüne bir bardak (soğuk) su içmek" deyimi ve açıklaması
- O işten umudunu kesmek, o işin olacağına inanmamak, parasını ya da malını almaktan vazgeçmek.
- "Verecek mi? Sen o paranın üstüne bir bardak soğuk su iç!"
[
Üstüne bir bardak (soğuk) su içmek]