"Fermanlı deli" deyiminin anlamı nedir?
- Deli olduğu herkesçe bilinen, zır deli.
- "Halk bu ülkeyi fermanlı delilerin eline bırakmayacaktır."
Fermanlı deli deyimine benzer deyimler
"Akla zarar" deyimi ve açıklaması
- Düşünülmesi aklı işlemez duruma getiren, kişiyi deli edercesine aşırı, şaşırtıcı olan.
[
Akla zarar]
"Aklını kaybetmek" deyimi ve açıklaması
[
Aklını kaybetmek]
"Allah bilir" deyimi ve açıklaması
- Belli değil, Cenab-ı Hak`tan başka kimse bilmez.
- "Allah bilir bu sırrın iç yüzünü."
- Bana öyle geliyor ki.
- "Allah bilir esrar da alıyordur bu çocuk."
[
Allah bilir]
"Alnında (alnına) yazılmış olmak" deyimi ve açıklaması
- Yazgıyı, talihi bu türlü olmak; bu olayın başına gelmesini tanrının buyurmuş olduğuna inanmak.
[
Alnında (alnına) yazılmış olmak]
"Ant içmek (etmek)" deyimi ve açıklaması
- Yemin etmek, bir şeyi yapmaya veya yapmamaya söz vermek.
- "Ant içtik, asla bu ülkeyi düşmana bırakmayacağız."
[
Ant içmek (etmek)]
"Arkasını sıvamak" deyimi ve açıklaması
- İltifat etmek, okşamak, övmek, birisini bu yolları kullanarak bir işe sevk etmek.
- "Arkasını sıvayarak yaptırıyorum her işi bu çocuğa."
[
Arkasını sıvamak]
"Aslı çıkmak" deyimi ve açıklaması
- Doğru olduğu, gerçek olduğu anlaşılmak, ortaya çıkmak.
[
Aslı çıkmak]
"Ateşe vermek" deyimi ve açıklaması
- Bir yeri bilerek yakıp yok etmek.
- Aşırı ölçüde telâşlandırmak.
- Bir toplumu, bir ülkeyi kargaşalık içine sürükleyerek yıkıma uğratmak.
- "Dış güçler yerli işbirlikçilerle anlaşarak ülkeyi ateşe verdiler."
[
Ateşe vermek]
"Ayranım budur, yarısı sudur" deyimi ve açıklaması
- Size güzel bir şey sunamıyorum; ama elimden ancak bu kadarı geliyor.
- Bu işi yarım yamalak yapıyorum; ama elimden ancak bu kadarı geliyor.
[
Ayranım budur, yarısı sudur]
"Bayram değil, seyran değil. (Düğün değil bayram değil) eniştem beni neye öptü?" deyimi ve açıklaması
- Gösterilen bu yakınlığın, bu iltifatın (görünürde yok ama) gizli bir nedeni olacak.
[
Bayram değil, seyran değil. (Düğün değil bayram değil) eniştem beni neye öptü?]
"Canı yok mu? (Falancanın)" deyimi ve açıklaması
- Falanca, bu sıkıntıya nasıl dayanıyorsa sen de dayanmalısın.
- Falancaya bu denli zor bir iş yaptırmak acımasızlıktır.
[
Canı yok mu? (Falancanın)]
"Çalıp çırpmak" deyimi ve açıklaması
- Eline ne geçerse (az ve çok) çalmak, bu yolla kazanç sağlamak.
- "Yoksul kalınca çalıp çırpmaya başladı."
[
Çalıp çırpmak]