"Fena etmek" deyiminin anlamı nedir?
- Kötü duruma düşürmek, işini bozmak, zor durumda bırakmak, dövmek.
- "Biraz daha konuşursan seni fena edeceğim."
Fena etmek deyimine benzer deyimler
"Açık kapı bırakmak" deyimi ve açıklaması
- Görüşme konusu olan sorun üzerine son sözü söylemeyip biraz daha elverişli davranışta bulunmaya olanak tanımak.
[
Açık kapı bırakmak]
"Adama dönmek değimi ve anlamı" deyimi ve açıklaması
- Kötü iken, iyi, beğenilir bir duruma gelmek.
[
Adama dönmek değimi ve anlamı]
"Adam olmak" deyimi ve açıklaması
- Bir kişi yetişip topluma yararlı duruma gelmek.
- İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.
[
Adam olmak]
"Adam oluncaya kadar dokuz fırın ekmek ister" deyimi ve açıklaması
- Yetişip topluma yararlı duruma gelmek.
- İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.
- Yetişip topluma yararlı bir kişi olması için uzun zaman gerek.
[
Adam oluncaya kadar dokuz fırın ekmek ister]
"Ağzından yel alsın" deyimi ve açıklaması
- Olumsuz, kötü şeylerden bahsedenlere karşı
- "ağzını hayra aç" anlamında söylenir.
- "Bugün kötü şeyler mi bekliyorsun? Ağzından yel alsın, o ne biçim beklenti?"
[
Ağzından yel alsın]
"Başına bir hâl gelmek" deyimi ve açıklaması
- Büyük, içinden çıkılması zor güçlüklerle karşılaşmak; kötü duruma düşmek.
- "Gece gitme, başına bir hâl gelir diye korkuyorum."
[
Başına bir hâl gelmek]
"Beterin beteri" deyimi ve açıklaması
- En kötü sanılandan daha kötü.
[
Beterin beteri]
"Bu sırım nerden, şu murdar gönden" deyimi ve açıklaması
- Kötü kişinin kötü çocuğu (ya da eğittiği kötü kişi).
[
Bu sırım nerden, şu murdar gönden]
"Duman attırmak" deyimi ve açıklaması
- Geride bırakmak, zor duruma düşürmek, birini yıldırmak.
- "Silâhını çeken komutan etrafa duman attırmaya başladı."
[
Duman attırmak]
"İki paralık etmek" deyimi ve açıklaması
- Değerini, onurunu çok düşürmek.
- "Seni arlanmaz utanmaz seni, beni iki paralık ettin, senin yüzünden topluma çıkamaz oldum!"
[
İki paralık etmek]
"İpin ucunu kaçırmak" deyimi ve açıklaması
- Bir yeri yönetmede veya bir şeyi kullanmada gereken ölçüyü kaçırıp, artık duruma hâkim olamamak; çıkmaza girmek.
- "Biraz daha dikkatli olmalıyız, yoksa ipin ucunu kaçıracağız."
[
İpin ucunu kaçırmak]
"Yerden yere çalmak" deyimi ve açıklaması
- Çok hırpalamak, acınacak duruma düşürmek, zor durumlarda bırakmak.
- "Bütün milletin içinde yerden yere çaldı delikanlıyı."
[
Yerden yere çalmak]