"Dudak ısırtmak" deyiminin anlamı nedir?
- Hayran bırakmak.
- Şaşkınlığa, hayrete düşürmek.
- "Yazdığı son kitabıyla dudak ısırttı herkese."
Dudak ısırtmak deyimine benzer deyimler
"Açığa vurmak" deyimi ve açıklaması
- Saklı, gizli tuttuğu bir konuyu herkese duyurmak.
[
Açığa vurmak]
"Açık kapı bırakmak" deyimi ve açıklaması
- Görüşme konusu olan sorun üzerine son sözü söylemeyip biraz daha elverişli davranışta bulunmaya olanak tanımak.
[
Açık kapı bırakmak]
"Ahı tutmak" deyimi ve açıklaması
- Zulme uğramış bir kimsenin bedduası, zulmü yapanı felakete düşürmek.
- Zulüm görenin bedduasının yerini bulup gerçekleşmesi.
- "Ahım bir tutarsa dünyanın kaç bucak olduğunu görecek o."
[
Ahı tutmak]
"Akıl hocası" deyimi ve açıklaması
- Birine yol gösteren, akıl öğreten kimse.
- Herkese akıl öğretmeye meraklı kimse.
- "Lütfen akıl hocalığı yapmaya kalkma, biz işimizi senden iyi biliriz."
[
Akıl hocası]
"Altını üstüne getirmek" deyimi ve açıklaması
- Bir şeyi bulmak için aramadık yer bırakmamak.
- "Evin altını üstüne getirdik ama tabancayı bulamadık."
- Söz ve davranışlarıyla çevreyi birbirine düşürmek, karmakarışık etmek.
- "Adam iki çift laf etti. Topluluğun altını üstüne getirdi."
[
Altını üstüne getirmek]
"Başını boş bırakmak" deyimi ve açıklaması
- Bir kişiyi ya da bir şeyi denetimsiz, kendi haline bırakmak.
- Denetimsiz, yalnız ve serbest bırakmak.
- "Bu çocuğun başını boş bırakma, yoksa başı belâya girecek."
[
Başını boş bırakmak]
"Burnu Kaf dağında (olmak)" deyimi ve açıklaması
- Çok fazla kibirli, herkese yukarıdan bakar (olmak).
- "İyi ki bir araba aldı, burnu Kaf dağında bir adam olup çıktı."
- Çok kibirli, herkese çok yukarıdan bakar (olmak).
- "Burnu büyümek.
- ",
- "Burnu havada."
[
Burnu Kaf dağında (olmak)]
"Duman attırmak" deyimi ve açıklaması
- Geride bırakmak, zor duruma düşürmek, birini yıldırmak.
- "Silâhını çeken komutan etrafa duman attırmaya başladı."
[
Duman attırmak]
"Fena etmek" deyimi ve açıklaması
- Kötü duruma düşürmek, işini bozmak, zor durumda bırakmak, dövmek.
- "Biraz daha konuşursan seni fena edeceğim."
[
Fena etmek]
"Göz kamaştırmak" deyimi ve açıklaması
- Hayran bırakmak.
- Güçlü, parlak bir ışığın kısa bir zaman için görüşü bulandırması, bakılan yeri görmez etmesi.
- "Kapıdan çıkar çıkmaz göz kamaştıran bir ışığın etkisine girip donakaldılar."
[
Göz kamaştırmak]
"Son kozunu oynamak" deyimi ve açıklaması
- Elindeki son imkânı kullanmak, son çareye başvurmak.
[
Son kozunu oynamak]
"Yerden yere çalmak" deyimi ve açıklaması
- Çok hırpalamak, acınacak duruma düşürmek, zor durumlarda bırakmak.
- "Bütün milletin içinde yerden yere çaldı delikanlıyı."
[
Yerden yere çalmak]