"Çulu (tüyü) düzmek" deyiminin anlamı nedir?
- Güzel giyinmeye başlamak.
- Hali vakti iyileşmek.
Çulu (tüyü) düzmek deyimine benzer deyimler
"Ağız değiştirmek" deyimi ve açıklaması
- Eskiden söylediğinin tersini söylemeye başlamak.
[
Ağız değiştirmek]
"Ağza tat, boğaza feryat" deyimi ve açıklaması
- Güzel yiyecek, ama az doyurmuyor.
- Beğenilen bir eylem, ama yetmez ki.
[
Ağza tat, boğaza feryat]
"Ağzı burnu yerinde" deyimi ve açıklaması
[
Ağzı burnu yerinde]
"Ağzına (ağzının içine) baktırmak" deyimi ve açıklaması
- Güzel, doğru konuşmasıyla kendini dinletmek. Herkes ne söyleyeceğini inanla beklemek.
[
Ağzına (ağzının içine) baktırmak]
"Ağzına (ağızlara) layık" deyimi ve açıklaması
- Çok güzel, çok lezzetli (bir yemek).
[
Ağzına (ağızlara) layık]
"Ağzının tadını bilmek" deyimi ve açıklaması
- Güzel lezzetli yiyecekler seçmek.
- Keyif verici şeyleri seçmede usta olmak.
- Güzel yemeklerden anlamak.
- Bir şeyin güzelini, iyisini bilmek, anlamak.
- "Şunlardaki güzelliğe bak, ağzının tadını da biliyorsun hani."
[
Ağzının tadını bilmek]
"Ağzını öpeyim" deyimi ve açıklaması
[
Ağzını öpeyim]
"Burnundan (fitil fitil) gelmek" deyimi ve açıklaması
- Hoş bir durum, elde ettiği güzel bir şey, sonra gelen üzüntüler üzerine kendisine zehir olmak.
- "Yediğimiz yemeği burnumuzdan getirmek mi istiyorsun? Sus artık!"
- Elde ettiği güzel şey, arkasından gelen üzüntüler dolayısıyla kendisine zehir olmak.
[
Burnundan (fitil fitil) gelmek]
"Söz almak" deyimi ve açıklaması
- Konuşmaya başlamak için toplantı başkanından izin almak, öyle konuşmaya başlamak.
- Birinin bir iş yapacağını kesin olarak bildirmesini sağlamak.
- Erkek tarafı, istenilen kızın verileceğine dair ailesinden olumlu cevap almak.
- "Toplantıda ilk olarak Ayşe söz almak istedi."
[
Söz almak]
"Şeytan dürtmek" deyimi ve açıklaması
- Durup dururken uygunsuz, kötü bir davranışta bulunmak.
- "Güzel güzel oynarken arkadaşına vurup kaçtı, şeytan dürttü her hâlde."
[
Şeytan dürtmek]
"Temel atmak" deyimi ve açıklaması
- Bir yapının temellerini yapmaya başlamak.
- Bir işe başlamak, ilk davranışta bulunmak, girişmek.
- "Evin temelini yarın atacağız inşallah."
[
Temel atmak]
"Tezgâhı kurmak" deyimi ve açıklaması
- İşe başlamak üzere tüm araç ve gereçleri hazırlamak, çalışmaya başlamak.
- "Hemen tezgâhı kurup gittiler."
[
Tezgâhı kurmak]