"Çukurunu kazmak (Birinin)" deyiminin anlamı nedir?
- Birini felakete düşürecek plan hazırlamak.
Çukurunu kazmak (Birinin) deyimine benzer deyimler
"Aceleye getirmek" deyimi ve açıklaması
- Zaman yetersizliğinden yararlanarak birini aldatmak.
[
Aceleye getirmek]
"Afyonu patlamak" deyimi ve açıklaması
- Kendi keyfine dalmış olan birini, sinirlendirici davranışlarla çileden çıkarmak
[
Afyonu patlamak]
"Ağzına (önüne) bir kemik atmak" deyimi ve açıklaması
- Aşağılık birini, küçük bir çıkar göstererek, susturmak.
[
Ağzına (önüne) bir kemik atmak]
"Ağzına bir parmak bal çalmak" deyimi ve açıklaması
- Amacına ulaşmak için birini tatlı sözlerle bir süre oyalamak, kandırmak; umut verip ikna ederek işini yaptırmak.
- "Öyle bir insan ki ağzına bir parmak bal çal, sonra her istediğini yaptır."
[
Ağzına bir parmak bal çalmak]
"Ağzından girip burnundan çıkmak" deyimi ve açıklaması
- Çeşitli yollara başvurarak birini bir şeye razı etmek; veya kandırmak.
- "Ağzından girip burnundan çıktı ve ondan para koparmayı başardı."
- Ne yapıp yaparak bir kimseyi bir şeye razı etmek.
[
Ağzından girip burnundan çıkmak]
"Ahı tutmak" deyimi ve açıklaması
- Zulme uğramış bir kimsenin bedduası, zulmü yapanı felakete düşürmek.
- Zulüm görenin bedduasının yerini bulup gerçekleşmesi.
- "Ahım bir tutarsa dünyanın kaç bucak olduğunu görecek o."
[
Ahı tutmak]
"Al aşağı etmek" deyimi ve açıklaması
- Birini bulunduğu yerden, mevkiden indirmek.
- "Ya, gördün mü, demek ki el oğlu adamı al aşağı ediyormuş bir çırpıda!"
[
Al aşağı etmek]
"Aman dedirtmek (amana getirmek)" deyimi ve açıklaması
- Karşı koyan birini boyun eğmek zorunda bırakmak, teslim olmaya zorlamak.
- "Düşmana aman dedirtmek boynumuzun borcu oldu artık."
[
Aman dedirtmek (amana getirmek)]
"Angaryaya koşmak" deyimi ve açıklaması
- Birini, görevi olmayan, zorunlu olmadığı bir işte çalışmaya zorlamak, zorla çalıştırmak.
[
Angaryaya koşmak]
"Bağrına basmak" deyimi ve açıklaması
- Kucaklamak, kolları ile sararak göğsüne yaslamak.
- Birini gözetip kayırmak, koruyup yetiştirmek.
- "Amcası, yeğenini bağrına basmakta geçikmedi.
- Göğsü üzerine yaslanıp sevmek.
- Birini sevgi ve şefkatle yanına alıp korumak, yetiştirmek.
[
Bağrına basmak]
"Başını ağrıtmak" deyimi ve açıklaması
- Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.
- Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.
- Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.
- Bir iş için birini uğraştırmak, sıkmak.
- "Yeter artık, bu iş için başımı ağrıtıp durma."
[
Başını ağrıtmak]
"Yerinde saymak" deyimi ve açıklaması
- Yürür gibi yaparak hep aynı yerde ayaklarının birini kaldırıp birini basmak.
- Hiç gelişme, ilerleme gösterememek.
- "Okullar neredeyse kapanacak ama bizim çocuk hâlâ yerinde sayıyor, okumayı bir türlü sökemedi."
[
Yerinde saymak]