Adam azmanı
Doğal ölçülerin çok üstünde gelişmiş, çok iri, iriyarı kimse.
Çok işe yarayan nesne; çok yardıma koşan, yakın arkadaşlık kurmaya değen kimse.
Doğal ölçülerin çok üstünde gelişmiş, çok iri, iriyarı kimse.
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
Çok zengin, parası çok olan kimse.
"Adam altın babası, her istediğini kolayca yaptırıyor."
Çok iyi, çok yakın dostluk veya arkadaşlık kurmak, ahbap olmak.
"Şunlara bak, aralarından su sızmıyor."
Çok şey okumuş, her sorulana cevap veren, çok şey bilen, okudukları aklında kalmış kimse.
"Adam ayaklı kütüphaneydi sanki!"
Çok yakın (aralık), çok az (fark).
Çok fazla kibirli, herkese yukarıdan bakar (olmak).
"İyi ki bir araba aldı, burnu Kaf dağında bir adam olup çıktı."
Çok kibirli, herkese çok yukarıdan bakar...
Çok özler, çok arar, çok ister olmak.
Henüz meme emen kuzu.
Çok küçük bebek, yavru, korunması gereken küçük çocuk.
Çok nazlı, el bebek gül bebek büyütülmüş kimse.
"Daha süt kuzusu o, nasıl kıyılıp...
Uykuyu çok seven kimse, çok uyuyan.
İçine girilerek yatılan tulum biçimindeki yatak.
"Uyku tulumu sen de, çabuk kalk!"
Çok şişman, çok yağlı.
"Birkaç ay sonra yağ tulumu olacak, şuna birisi söylese de çok yemese."
Çok duygulu olup olaylardan hemen etkilenip ağlayan, çok acıyan, üzülen kimse.
"Senin bu kadar yufka yürekli olacağını düşünemezdim.