"Boşu boşuna" deyiminin anlamı nedir?
- Gereksiz yer, büsbütün boşuna.
Boşu boşuna deyimine benzer deyimler
"Açıkta kalmak" deyimi ve açıklaması
- Kendisi için görev yapacak yerde kalmamak.
- Barındığı yer elinden gitmek.
[
Açıkta kalmak]
"Ağız kalabalığı" deyimi ve açıklaması
- Birbiri ardınca söylenen, birbirini tutmayan, konu dışı ve gereksiz sözler.
[
Ağız kalabalığı]
"Ağız kalabalığı etmek" deyimi ve açıklaması
- Konu dışı, gereksiz sözler söylemek.
[
Ağız kalabalığı etmek]
"Ağız kalabalığına getirmek" deyimi ve açıklaması
- Konu dışı, gereksiz sözlerle karşısındakini şaşırtarak istediği sonuca varmak.
[
Ağız kalabalığına getirmek]
"Ağrısız başına kaşbastı bağlamak" deyimi ve açıklaması
- Gereksiz yere kendine iş çıkarmak.
[
Ağrısız başına kaşbastı bağlamak]
"Akıntıya kürek çekmek" deyimi ve açıklaması
- Olmayacak, gerçekleşmeyecek bir iş uğrunda boşuna çaba sarf etmek.
- "Desene boşuna kürek çekmişiz, olmayacak bu iş."
[
Akıntıya kürek çekmek]
"Ayakta kalmak" deyimi ve açıklaması
- Bir zorluk karşısında yıkılmamak, çökmemek.
- Oturacak yer bulamamak.
- "Gemi öyle kalabalıktı ki hepimiz ayakta kaldık."
- Oturacak yer bulamamak.
[
Ayakta kalmak]
"Ay tutulmak" deyimi ve açıklaması
- Yer yuvarlağının güneşle ay arasına girmesiylei ay yer yuvarlağının gölgesinde ışıksız kalmak.
[
Ay tutulmak]
"Başını ağrıtmak" deyimi ve açıklaması
- Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.
- Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.
- Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.
- Bir iş için birini uğraştırmak, sıkmak.
- "Yeter artık, bu iş için başımı ağrıtıp durma."
[
Başını ağrıtmak]
"Suyun başı" deyimi ve açıklaması
- Suyun çıktığı yer, kaynak.
- En çok yarar sağlanacak yer.
- Bir iş için en önemli, iş en son kendisinde bitecek kişi, mevkii.
- "Yorgun bedenlerini suyun başındaki çimenlerin üstüne bıraktılar."
[
Suyun başı]
"Şunun şurası" deyimi ve açıklaması
- Küçümseme, azımsama, yakın bir yer belirtmek istendiğinde kullanılır.
- "Şunun şurası on adımlık yer, gelmeyecek misin?"
[
Şunun şurası]
"Yer tutmak" deyimi ve açıklaması
- Bir yeri kaplamak.
- Birine bir yer ayırmak.
- "Salonda yer tutmak yasaktır!"
[
Yer tutmak]