"Biz leblebi deyinceye kadar pazar savulur." deyiminin anlamı nedir?
- Biz kararımızı verinceye kadar yapılacak işin zamanı geçecek. Onun için hemen kararımızı verip uygulamaya başlayalım. Herkes bizi beklemez.
Biz leblebi deyinceye kadar pazar savulur. deyimine benzer deyimler
"Adet yerini bulsun diye" deyimi ve açıklaması
- Gerekli olduğuna inanıldığı için değil, herkes öyle yaptığı için, ya da yapıldı densin diye.
[
Adet yerini bulsun diye]
"Allah versin" deyimi ve açıklaması
- Dilenciyi savmak için
- "bekleme, sadaka vermeyeceğim" anlamında söylenir.
- İyi şey elde edenlere memnunluk bildirmek için, kimi zaman da takılma ve şaka için söylenir.
- "Allah versin, işlerin gayet iyi görünüyor.
[
Allah versin]
"Aradan çıkmak" deyimi ve açıklaması
- Telaşlı, sıkıntılı bir zamanda, yapılacak işe engel olan kişi, oradan uzaklaşmak.
- Yapılacak başka işlerle daha iyi uğraşabilmesi için, bir iş önce bitirilmek.
[
Aradan çıkmak]
"Astarı yüzünden pahalı olmak" deyimi ve açıklaması
- Bir işin ayrıntısına harcanan para aslı için ödenen parayı aşmak.
- Bir işin ayrıntısına ödenen paranın aslına ödenen paradan fazla olması, gerçek değerinden fazlaya mal olması.
[
Astarı yüzünden pahalı olmak]
"Aşağı yukarı" deyimi ve açıklaması
- Yaklaşık olarak, hemen hemen, tam değil de tama yakın.
- "Aşağı yukarı on kilo gelir bu yük."
- Yaklaşık olarak, hemen hemen, tama yakın.
[
Aşağı yukarı]
"Ayıkla pirincin taşını" deyimi ve açıklaması
- Bir işin oldukça karışık, dolaşık, içinden çıkılması güç olduğunu anlatmak için kullanılır.
- "Durup dururken adama olmadık sözler söylemiş, şimdi ayıkla pirincin taşını!"
- Çok karışmış olan bu işin içinden çıkabilirsen çık.
[
Ayıkla pirincin taşını]
"Başa güreşmek" deyimi ve açıklaması
- Yağlı güreşte başpehlivanlık için güreşmek.
- En üstün sonucu almak için mücadele etmek, yarışmada birinciliği almak için uğraşmak.
- "Takımımız öteden beri başa güreşir."
[
Başa güreşmek]
"Boğaz kavgası" deyimi ve açıklaması
- Yaşamak için, geçinebilmek için yapılan didinme, uğraş.
- "Hemen bütün insanlar boğaz kavgasının içinde kaybolmuş durumdalar."
- Geçim içim uğraşıp didinme.
[
Boğaz kavgası]
"Çayı görmeden paçaları sıvamak" deyimi ve açıklaması
- Ham hayaller kurmak; henüz zamanı gelmediği hâlde yapılacak bir iş, meydana gelebilecek bir olay için hazırlıklara girişmek.
- "Durun bakalım hele, çayı görmeden paçaları sıvamayın, bir haber ulaşsın önce."
[
Çayı görmeden paçaları sıvamak]
"Düğüm noktası" deyimi ve açıklaması
- Bir meselenin sonuçlandırılması için çözülmesi, açıklığa kavuşturulması gereken en güç yanı.
- "Biz işin daha düğüm noktasını tespit etmiş değiliz ki!"
[
Düğüm noktası]
"Eşref saat" deyimi ve açıklaması
- İş görecek kimsenin uysal davranacağı, aksilik çıkarmayacağı zaman.
- Bir işin olumlu yola girmesi için en uygun zaman.
- "İzin alabilmek için müdür beyin eşref saatini kollamaya başladı."
[
Eşref saat]
"Vakit kazanmak" deyimi ve açıklaması
- Karşı tarafı oyalayarak zamanı uzatmak.
- Bir şeye ayrılan ya da harcanan zamanı uzatmak.
- "Sen onu meşgul et ki hemen yola çıkmasın, bu sayede biz de biraz vakit kazanmış oluruz."
[
Vakit kazanmak]