"Bir yiyip bin şükretmek" deyiminin anlamı nedir?
- Kötü durumda olanlara bakarak kendi durumunun değerini bilmek.
Bir yiyip bin şükretmek deyimine benzer deyimler
"Adı gibi bilmek" deyimi ve açıklaması
- Çok iyi bilmek, kesin olarak bilmek.
[
Adı gibi bilmek]
"Ağzından yel alsın" deyimi ve açıklaması
- Olumsuz, kötü şeylerden bahsedenlere karşı
- "ağzını hayra aç" anlamında söylenir.
- "Bugün kötü şeyler mi bekliyorsun? Ağzından yel alsın, o ne biçim beklenti?"
[
Ağzından yel alsın]
"Ağzını bıçak açmamak" deyimi ve açıklaması
- Üzüntüsünden söz söyleyecek durumda olmamak.
- Kırgınlıktan, üzüntüden ya da herhangi bir sebepten ötürü söz söyleyecek durumda olmamak.
- "Boşuna uğraşma, evin yanışına öyle üzülmüş ki ağzını bıçak açmıyor."
[
Ağzını bıçak açmamak]
"Akla uymak" deyimi ve açıklaması
- Başkasına danışmadan kendi aklıyla kötü bir iş yapmak.
[
Akla uymak]
"Alayı karayı yığmak" deyimi ve açıklaması
- Bütün kötü olasılıkları sayıp dökmek.
- Bütün kötü olasılıkları sayıp dökmek.
[
Alayı karayı yığmak]
"Başı altından çıkmak" deyimi ve açıklaması
- Kötü bir şey, kötü bir durum, birinin gizli düzeni ve tertibiyle meydana gelmek.
- "Böyle şeyler bilirim ki senin başının altından çıkar, şimdi bana doğruyu söyle, kim kırdı vazoyu."
[
Başı altından çıkmak]
"Başı darda kalmak (başı dara düşmek)" deyimi ve açıklaması
- Çok sıkıntılı, çaresiz bir durumda olmak; parasızlıktan dolayı güç bir durumda kalmak.
- "Başı darda kalan insanlara yardım etmek insanlık borcudur."
[
Başı darda kalmak (başı dara düşmek)]
"Bu sırım nerden, şu murdar gönden" deyimi ve açıklaması
- Kötü kişinin kötü çocuğu (ya da eğittiği kötü kişi).
[
Bu sırım nerden, şu murdar gönden]
"Cemaziyülevvelini bilmek" deyimi ve açıklaması
- Bir kimsenin herkesçe bilinmeyen, geçmişteki kötü bir yönünü veya kötü durumunu bilmek.
- "Sakın güvenme ona, ben onun cemaziyülevvelini bilirim."
[
Cemaziyülevvelini bilmek]
"Gözü üzerinde olmak" deyimi ve açıklaması
- Bir şeye, bir kimseye sık sık bakarak ne durumda olduğunu kontrol etmek, dolayısıyla kötü bir sonuca meydan vermemeye çalışmak.
- "Gözünüz üzerinde olsun, devamlı izleyin onu."
[
Gözü üzerinde olmak]
"Haddini bilmek" deyimi ve açıklaması
- Kendi değer ve yeteneğini bilmek, üstün görmemek, kendi yapabileceği şeylerin ötesine geçmemek.
- "Merak etme sen, o haddini bilen bir çocuktur."
[
Haddini bilmek]
"Kendi göbeğini kendi kesmek" deyimi ve açıklaması
- İstediği yardım gelmeyince kendi işini kendi yapmak durumunda kalmak.
- "O her zaman kendi göbeğini kendisi kesmiş, kimseden yardım beklememiştir."
[
Kendi göbeğini kendi kesmek]