"Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur" deyiminin anlamı nedir?
- Çalışmaları verimli olmuyor, yerinde sayıyor, aynı şeyleri yineleyip duruyor.
Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur deyimine benzer deyimler
"Ağız birliği etmek" deyimi ve açıklaması
- Aynı şeyi söylemeyi, ya da yapmayı aralarında kararlaştırmak.
[
Ağız birliği etmek]
"Ağızdan laf çekmek" deyimi ve açıklaması
- Bir kişinin bildiği şeyleri, ustalıklı konuşmalarla, ona sezdirmeden öğrenmek.
[
Ağızdan laf çekmek]
"Ağzı bir" deyimi ve açıklaması
- Aynı şeyi söylemek için anlaşmışlar.
[
Ağzı bir]
"Ağzına tat bulaşmak" deyimi ve açıklaması
- Yaptığı işten yararlandığı için hep aynı işi yapıp aynı sonucu elde etmek istemek.
[
Ağzına tat bulaşmak]
"Ayaklar altına almak" deyimi ve açıklaması
- Önem verilecek şeyleri hiçe saymak, çiğnemek.
- Önem verilmesi gereken şeyleri hiçe saymak, çiğnemek.
- "Babasının onun için verdiği emekleri ayaklar altına alarak o serseriliği seçti."
[
Ayaklar altına almak]
"Ayvaz kasap hep bir hesap" deyimi ve açıklaması
- "Ha öyle ha böyle, ikisi de bir; hangi yolu seçersek seçelim aynı sonuca varır" anlamında kullanılır.
- Hangi yol yeğlenirse yeğlensin, aynı sonuca varıyor. Ha öyle ha böyle.
[
Ayvaz kasap hep bir hesap]
"Bir gözünü kör, bir kulağını sağır etmek (Kendisinin)" deyimi ve açıklaması
- Kimi şeyleri görmemiş, kimi şeyleri duymamış gibi davranmak.
[
Bir gözünü kör, bir kulağını sağır etmek (Kendisinin)]
"Bir kapıya çıkmak" deyimi ve açıklaması
- Aynı sonuca varmak, aynı neticeyi vermek.
- "Ha sen söylemişsin ha ben, bir kapıya çıkmaz mı?"
[
Bir kapıya çıkmak]
"Eski hamam eski tas" deyimi ve açıklaması
- Hiçbir şey değişmemiş, eski durumda kalmış.
- "Köy aynı, insanlar aynı, eski hamam eski tas."
[
Eski hamam eski tas]
"Oy birliği" deyimi ve açıklaması
- Bir toplantıya katılan, bir meseleyi konuşan kimselerin aynı düşüncede olup aynı yönde oy kullanmaları.
- "Sınıf başkanını oy birliği ile seçtik."
[
Oy birliği]
"Söz birliği etmek" deyimi ve açıklaması
- Bir olayla ilgili olarak aynı şeyleri söylemek üzere anlaşmak, aynı görüşte olmak.
- "Onunla söz birliği mi ettiniz?"
[
Söz birliği etmek]
"Yerinde saymak" deyimi ve açıklaması
- Yürür gibi yaparak hep aynı yerde ayaklarının birini kaldırıp birini basmak.
- Hiç gelişme, ilerleme gösterememek.
- "Okullar neredeyse kapanacak ama bizim çocuk hâlâ yerinde sayıyor, okumayı bir türlü sökemedi."
[
Yerinde saymak]